|
Tiyatro Fora, 2009-2010 tiyatro sezonununda Neena Beber’in “Kurgu” adlı oyununu sahneliyor. Anlatıcı Paul, çocukluk arkadaşının çöküşünü izleyen, hırslı bir sinemacıdır. Dave’in “pis bir otelde serseri olarak” ölmesine izin vermeyeceğine söz verdiği için, oturma odasındaki kanepede yatıp kalkmasına izin verir. Her iki erkeğin de sevdiği Karen’ın ısrarlarıyla, Paul manik-depresif olan Dave’in geçirdiği uç duygusal değişimleri görmek ve felaketin başladığı anı belirlemek umuduyla, videoya çekmeye başlar. Bu ona, çocukken Dave ile filizlenen bir bitkinin zaman atlamalı filmini izlediklerini, sonra tohumdan yeşerecek küçük, yeşil bir filiz görmek umuduyla saatlerce toprağı izlediklerini hatırlatır. Böylece kameranın Dave’in her hareketini izlemesine izin verir ve oyun, Paul’ün hayal ürünü filmi haline gelir. Dave, Paul’ün kanepesinden ara sıra kalksa da, çocukluk arkadaşının ona neden bu kadar sevgi ve hayranlık duyduğunu anlamak zor değildir. Deli olmasına rağmen ya da bundan ötürü, inanılmaz derecede çekicidir. Sınırsız, kendine özgü, çarpık, genellikle de kara bir mizah barındıran bir hayal gücü vardır. Plastiğin canlı olduğunu, ama bir milyon yılda bir, bizim göremeyeceğimiz kadar yavaş nefes aldığını ortaya atar. Kendini “okyanusa varmak için kumda telaşla yürüyen ama çoğu yolda başka hayvanlara yem olan” deniz kaplumbağalarına benzetir ve ekler: “Hayatım okyanusa uzanan küçük bir kum alan. Ben kendi beynime yem oluyorum.” Sürprizlerle dolu oluşunun cazibesinin farkındadır ve kendisiyle ağır bir şekilde dalga geçmekten haz alır. İlaçlarının yan etkilerinin arasında “kilo almak, fazla susamak ya da idrara çıkmak, nöbet, koma ve nadiren ölüm” olduğunu söyler ve ekler: “Yan etkiler arasında ölüm olmasına bayıldım.” Karen ne çok azimli bir insan ne de çok azimli bir karakterdir. Kendi fikirlerinden sıkılır ve onları daha ilginç kılmak için çok az çaba sarf eder. Ancak Karen çekici gülümsemesi ve cinsel cazibesiyle erkekleri kendine bağlayan bir kadındır. Sonunda Paul, Dave’e muğlâk bir armağan verir. Ömür boyu deliliğe ve ilaçlara mahkûm olan Dave’in, nihayet biçimsiz hikâyesini şekillendirmesine, ondan dayanılmaz derecede üzücü bir anlam çıkarmasına izin verir.
|