Köşk Yazdır E-posta
Yazar tiyatrofora   
Pazar, 11 Kasım 2007

PETER, yıllar önce beklenmedik bir hamileliğin ilişkilerini bitirmesinin ardından, gerilerde bıraktığı eski aşkı Kari’yi yeniden kazanma hayalleriyle lise mezuniyetlerinin 20. yılı kutlamalarına gelir. Fakat Peter’ın hâlâ yeterince büyümemiş olması, Kari’nin kocası ve geçmişte olup bitenlere karşı süregelen burukluğu, Peter’ın önünde engeller oluşturur. Gece ilerledikçe, Peter ve Kari, bir Anlatıcı tarafından canlandırılan pek çok karakter eşliğinde, uzun zaman önce yaptıkları seçimlerin sonuçlarını değerlendirerek, yeni elde ettikleri kazanımlarla hayatlarının geri kalanını nasıl yaşayacaklarına karar verirler.

Eleştirmenlerin Thornton Wilder’ın ünlü oyunu “Kasabamız”ın güncel bir uygulaması olarak alkışladıkları “Köşk” şiirsel olanla - komik olanın, romantik olanla - felsefi olanın nöbetleşe yer değiştirdiği bir oyun.
“Wilder’ın birtakım hayat görüşlerini paylaşıyorum,” diyor Wright. “Kısıtlamalar hakkında yalan söylemeyerek, hayatı anlamlı kılabilmesini takdir ediyorum.”
“Ben de “Köşk”te bunu yapamaya çalıştım. İnsanların kısıtlandırılmış çevrelerinde gezinerek, ‘Şu an hayata “evet” diyebilir misiniz? demeye çalıştım. Aslında “Köşk”ü bir cep telefonu teknisyeninin ‘Şu an beni duyabiliyor musunuz?’ diye sorduğu kablosuz telefon reklamlarından etkilenerek yazdım. ‘Hayat seni çağırıyor. Duyabiliyor musun?’ demek için.

‘Hayat ne zaman artık mücadele etmeye değmez?’ Bana göre, daima mücadeleye değer. İşte “Köşk”te yapamaya çalıştığım da bu görüşümü seyirciyle paylaşmaktı.' diyor Wright.

‘Hayat ne zaman artık mücadele etmeye değmez?’ Bana göre, daima mücadeleye değer. İşte “Köşk”te yapamaya çalıştığım da bu görüşümü seyirciyle paylaşmaktı.” diyor Wright.
Bana öyle gelmeye başladı ki, insanlar masumken – hiç hata yapmamış genç insanlar için – mutlu sonlara ulaşmak kolay. Peki ya, çok büyük hatalar yapmış olan insanlar için?
Aktarmak istediğim bir hayat görüşüm var. Fazla basite kaçmadan ve zorlukları inkâr etmeden, hayata ‘evet’ demenin nasıl bir şey olduğunu incelemek istedim.
Artık genç olmayan, çuvallamış ve hatalar yapmış insanlar için, sert bir şey denemek istedim. Kimseyi affetmeyi ve hiçbir şeyi unutmayı gerektirmeyen bir yolla, telafi etme sorununu çözmenin bir yolu olup olmadığını görmek istedim. Oyunun bir sınıf yemeğinde geçmesinin nedeni ise, diğerleriyle birlikteyken, sorunlarımızın – unutmamızı gerektirmeyecek bir şekilde – daha katlanılabilir görünmesi.
“Köşk”, pek çok insana hitap ediyor ve yapmak istediğim de tam olarak buydu. Hiçbir zaman kimsenin anlamadığı küçük salon oyunları yazmak istemedim.” diyor Wright.

 

Online bilet için tıklayınız...

 

KÖŞK

“The Pavilion”

 

Yazan : Craig Wright

Çeviren : Zeycan Monteleone

Yöneten : Tufan Karabulut

Müzik : Burcu Selçuk Kavaklıoğlu

Koreografi : Yeşim Alıç

Dekor-Kostüm : Bora Karabulut

Işık Tasarımı : Yüksel Aymaz

 

Oynayanlar

(Sahneye Giriş Sırasıyla)

Anlatıcı : Arda Kavaklıoğlu

Peter : Tufan Karabulut

Kari : Özden Ayyıldız

 

Peter’ın Şarkısı : “Bunun Adı Aşk”

Söz : Craig Wright

Beste-Gitar : Ayşem Aşıcı Ersoy

Vokal : Tufan Karabulut

 

Reji Asistanları : Ece Başokur – Eda Söylerkaya

Işık-Efekt Realizatörü : Süreyya Karaduman

Ses Miksaj : Mertcan Akyılmaz

Grafik Tasarım : Deniz Şensöz

Fotoğraf : Erhan Kaya

 

Genel Sanat Yönetmeni

TUFAN KARABULUT

 

FOTOĞRAF GALERİSİ

 

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
 
< Önceki

Lost Köşk

YENİ SEZONDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE

İlginize teşekkür ederiz.


Bu site en iyi Firefox 2 ve İnternet Explorer 7 ile görüntülenmektedir.

Salonumuz

BMKM

Kadıköy-Barış Manço Kültür Merkezi

Moda Cad. Nailbey sok. No:37 Kadıköy-İstanbul

Gişe: 0(216) 418 16 46

         0(216) 418 95 49

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol