Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim Yazdır E-posta
Yazar tiyatrofora   
Perşembe, 18 Ocak 2007

A.R.T. dergisi edebiyat direktörü Arthur Holmberg’in Paula Vogel'le yaptığı “Lolita’nın Gözünden Lolita” başlıklı röportajında yazar oyunu hakkında şunları söylüyor:

“Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim” pek çok kişinin görmeye çalıştığı gibi tek bir ailenin dramı değil. O, tüketim kültüründe çocuklara cinsel bakışı incelemenin bir yolu. Kadın vücuduna bakmanın bize ne kadar erken yaşlarda öğretildiğini incelemenin.

Tüketim kültüründe kot pantolon ve iç çamaşırı satmak için çocuklarımızı hangi yaşta cinselleştiriyoruz?

Ben bunu politik buluyorum ve özellikle tek bir ailenin psikopatolojisine ait görmüyorum. Bana göre bu kültürle alâkalı. Bir yerde kafa karışıklığı ya da çifte veya daha fazla standart varsa, bu tiyatronun sahasına girer. Drama, paradokslarda ve çelişkilerde yaşar.

Oyunumun yapısına bakarsanız, tek yaptığımın;
“Bunun hakkında ne hissediyorsunuz?" sorusunu sormak olduğunu göreceksiniz.
Bir araba koltuğunda on yedi yaşında bir kız ve daha yaşlı bir adam görüyorsunuz.
Bu ilişki hakkında ne hissettiğinizi bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Peki, oldu.
Şimdi bir yıl geriye gidelim.

Hâlâ bu durumla ilgili ne hissettiğinizi bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Harika.

Şimdi durumu biraz daha değiştirelim.


Adam onun teyzesiyle evli.

 

Bunun hakkında ne hissediyorsunuz?

Oyun bana kadın-erkek cinselliğindeki çelişkili duygular hakkında bu tür patinajlar yapma fırsatı veriyor. Ben bu çelişkileri kafaya alıyorum. Oyun, mantığın dönüşümlerine dayanıyor. Devamlı olarak tersine hareket ederek, geriye, daha geriye giderek, duygusal tepkilerimizin altından örtüyü çekiveriyor.

“Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim” bizi seven insanlardan ne büyük yaralar aldığımızı rahatsız edici bir şekilde dramatize ederken, bunu tersine çevirerek, bizi yaralayan insanlardan da büyük sevgi görebileceğimizi gösteriyor. Bizi yaralayan insanlardan kazandığımız armağanları dramatize ediyor. Ve bu armağanları kullanmamız gerektiğini, acıya elimizden geldiğince dürüst ve umutlu bakmamızı, yolumuza ancak böyle devam edebileceğimizi gösteriyor.
Ben aslında “Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim”i komedi olarak tanımlıyorum. Elbette değil, ancak ilk bölüm çok fazla komedi işlevi görüyor. Basite indirgersek, ben buyum. Benim ailem en uygunsuz mizah anlarını cenazelerde yaşamıştır. Belki bu bir hayatta kalma stratejisi. Bazıları bunun Yahudi genlerinden ileri geldiğini söylüyor. Dehşet ve komedinin birlikte kullanılması… Çığlık atacak noktaya gelmek, ama birden bir espri patlatmak… Bu dehşeti ortadan kaldırmıyor, dehşete karşı alınan savunmayı ortadan kaldırıyor. Gafil avlanmak istemeyiz, bu yüzden tetikte oluruz. Komedi bu uyanık olma halini ortadan kaldırır, böylece bir sonraki saniyede gelecek patlamaya hazırlıksız yakalanırız. Komedi, koruma zırhını paramparça ediyor.

Komedi aynı zamanda bir ortaklıktır. Seyirciyi güldürürseniz, dostunuz olurlar. Yalnızca dostunuz değil, oyunun dünyasıyla bütün olurlar. Artık oyunun yanındadırlar, çünkü gülmüşlerdir. Bu çok önemli; çünkü tiyatro, toplumsal bir etkinliktir. Soyutlanmanın arttığı şu günlerde - karanlıkta küçük ekranları izlediğimiz ya da bilgisayarda zaman tükettiğimiz şu günlerde - tiyatro bize diğer hiçbir sanat dalının sunamadığı manevi bir haz veriyor. Tiyatro bize, toplum içinde bir araya gelerek, hayatlarımızın kesitlerini izleme imkanı veriyor ve hepimizi etkileyen bu meseleleri topluca düşünüp hissetmemizi sağlıyor.

Yalnızca toplumsal karşılığı olan şeyler dünyamızı değiştirebilir.

 

OYUNUN KÜNYESİ

ARABA KULLANMAYI NASIL ÖĞRENDİM

"How I Learned To Drine" 

Yazan: Paula Vogel
Çeviren: Eda Söylerkaya
Yöneten: Tufan Karabulut
Müzik: Burcu Selçuk
Koreografi: Yeşim Alıç
Dekor–Kostüm: Bora Karabulut
Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz

OYNAYANLAR
Ufaklık................................Gözde Başaran
Peck...................................Tufan Karabulut - Uğur Taşdemir
Yunan Korosu
Erkek Koro Üyesi...................Arda Kavaklıoğlu
Kadın Koro Üyesi...................Ece Güzel
Genç Koro Üyesi....................Eda Söylerkaya

Yönetmen Yardımcısı: Arda Kavaklıoğlu
Reji Asistanı: Eda Söylerkaya
Işık-Efekt Realizatörü: Süreyya Karaduman
Grafik Tasarım: Deniz Şensöz
Fotoğraf: Erhan Kaya
 
Genel Sanat Yönetmeni
TUFAN KARABULUT

 

FOTOĞRAF GALERİSİ

Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Temmuz 2008 )
 
< Önceki

Lost Köşk

YENİ SEZONDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE

İlginize teşekkür ederiz.


Bu site en iyi Firefox 2 ve İnternet Explorer 7 ile görüntülenmektedir.

Salonumuz

BMKM

Kadıköy-Barış Manço Kültür Merkezi

Moda Cad. Nailbey sok. No:37 Kadıköy-İstanbul

Gişe: 0(216) 418 16 46

         0(216) 418 95 49

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol